DÜNYAYI KURTARAN KADINLARDA ARA

2.1.12

yeniyıl yazısı olmazsa olmaz :)

Umarız bu yılbaşını tüketim toplumunun kurbanı olmadan, sevdiklerinizle anlamlı bir şekilde geçirmişsinizdir. 2012 ile ilgili kehanetlere çok da takılmadan biz bu yıl da dünya için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

Blogu açtıktan bir süre sonra, Zumbaracı Cihan'ın önerisiyle facebook sayfamızı da açmıştık. Kullananlar biliyor; fikirleri, haberleri paylaşmak için o kadar kullanışlı bir ortam ki tembellik yapıyor, facebook sayfamız bu yüzden blogun önüne geçmiş durumda. Ancak gündelik olarak takip etmek daha kolay olsa da geri dönüp arşiv incelemek çok zor. Bu yüzden 2012 için tuttuğumuz niyetlerden biri de bu durumu değiştirip hem bloga daha fazla özgün içerik girmek, hem de facebookta yaptığımız paylaşımları bloga da taşımak. Bu konuda sizlerin yardımına ilk günden beri açığız ama bu vesileyle tekrar hatırlatalım. Dünyayı Kurtaran Kadınlar hakkındaki fikir görüş ve önerilerinizi, blog içeriğine ya da facebook sayfasına aktif katılımınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.

6.11.11

Cesur Filiz'in Yeni Dünyası

Filiz, bir yazar, şair, seyyah, grup süreçleri ve diyalog kolaylaştırıcısı ve sosyal girişimci. Onunla önce permakültür ağı üzerinden sanal olarak, sonra bir Kazdağları Otoburları buluşmasında şahsen tanışmıştım. O gün bugündür, yaptıklarının ve yazdıklarının sıkı takipçisiyim. Şu an içinde bulunduğu ve aslında hepimiz adına çıktığı yolculuğu sizlerle paylaşmak istiyorum.


Aslında Sürdürülebilir yaşam blogundan tanıdığımız Filiz 2005 yılından beri geliştirdiği sayısız projeyle Türkiye'deki sürdürülebilir yaşam hareketine inanılmaz bir ivme kazandırdı. Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali, Türkiye Permakültür Ağı ve Slow Food Gençlik Gıda Hareketleri, Türkiye’deki ilk Art of Hosting Participatory Leadership eğitimi, Ekolojik Mimari ve Doğal Yapı Atölyesi ve Anadolu Jam buluşması bunlardan bazıları. Son görüşmemizde birinci Türkiye Permakültür Buluşması'nın organizasyon ekibinde beraber yer alma zevkini yaşadığım sevgili Filiz şu anda dünyanın ve insanlığın dönüşümü ve cesur yeni dünyanın doğumu ile ilgili hikayeler toplamak ve paylaşmak üzere yollarda…


Filiz yolculuğuna cesur yeni dünya adını verdi. İnsanlık tarihindeki en önemli geçiş sürecinin hikayesini bizimle paylaşmayı amaçlıyor. Kendilerini ve toplumlarını dönüştürürken Cesur Yeni Dünya'yı yaratan cesur insanların ilham veren hikayelerini... İlk ayağı Amerika'nın batı kıyısında gerçekleşen proje, dünyanın ve insanlığın içinde bulunduğu geçiş sürecinde bireylerin ve toplulukların dönüşümü ve yeni dünyanın yaradılış süreciyle ilgili hikayeler paylaşıyor. Permakültürden alternatif ekonomiye, şamanik uygulamalardan Amerika'daki İşgal Et (Occupy) Hareketine, sürdürülebilir yaşama dair pratik bilgilerden spiritüel uygulamalara kadar pek çok farklı konuda hikayeleri görsellerle paylaşan Filiz Telek hepimizi bu öğrenme yolculuğuna eşlik etmeye ve ilham almaya davet ediyor ve diyor ki:


"Pek çok kadim bilgi ve öğretiler bize gerçekliğimizi düşüncelerimizle, hayal ederek yarattığımızı söylüyor. Dünyaya dair inandığımız bir hikaye gerçekliğimiz oluyor. O halde yeni bir dünyayı hayal ederek yaratabilir, gerçekliğimize dönüşen hikayeyi yeniden yazabiliriz. Hem de içinde olduğumuz bu kritik noktada...Cesur Yeni Dünya, sürdürülebilir, adil, bereketli bir dünyanın ŞİMDİ ve GERÇEK olduğunu gösterecek. Bu, uzak bir geleceğe ait vizyon değil; bu içinde olduğumuz ana ait bir vizyon. Bu yeni gerçekliği, yaratıcılıkla, cömertlikle, dehayla ve dayanışma içerisinde ilmek ilmek dokuyan kişi ve toplulukların hikayelerini anlatacağım burada. Siz de benimle Cesur Yeni Dünya’yı keşfetmek ister misiniz?




Filiz bu yoluculuğunda kitle fonlaması sistemi kullanıyor, destek olmak isterseniz www.indiegogo.com/sacredresonance bağlantısından katkı verebilirsiniz.

29.8.11

başka bir dünya mümkün diye yola çıktı...

.... Türkiye'ye zaman bankası kavramını getirdi!

Dünyayı kurtarmaya niyetli birbirinden güzel kadınlardan bu sefer hangisini tanıtsak diye düşünürken Ayşegül Güzel aradı ve seninle röpörtaj yapmak istiyoruz dedi. Onunla tatlı sohbetimizin ardından sıcağı sıcağına ben de size onu tanıtayım dedim.

Ayşegül girişimci ve yaratıcı kişiliğini önce pazarlama, sonra innovasyon sektörlerinde değerlendirmeye çalışmış, bizim şansımıza göçmenler üzerine bir araştırma projesinde yer alınca gönlünde yatan aslanın sosyal girişimcilik olduğunu keşfetmiş.

Uzun zamandır http://baskabirdunya.wordpress.com/ adresinde sosyal girişimcilikle ilgili bilgi ve deneyimlerini paylaşarak etrafına ilham saçıyor. Bununla da kalmıyor, Barselona'dan dönerken oradaki yaşam deneyimini kullanarak bizlere çok büyük bir hediye yapıyor: Zaman Kumbarası, yani ZUMBARA.
"Zumbara paylaşarak hayatı kolaylaştırmak ve güzelleştirmek isteyen insanların buluştuğu bir topluluk diyebiliriz. Zaman Bankası sistemi ve sosyal ağlardan (internetten) güç alan bu web sitesi ihtiyaç anında herkesin zamanının eşit değerde olduğunu vurgular. Eşitlikçi ve adaletçi bir sistemdir. Hayatta paradan daha önemli şeyler olduğunu, gerçekten sahip olduğumuz tek şeyin zamanımız olduğunu hatırlatır. Farklılıklarımızın bizi zenginleştirdiğini, birbirimize ihtiyacımız olduğunu tecrübe ettirir. Güven, karşılıklılık ve katılım (sosyal sermaye)sağlar."
Zumbara'yla tanıştığımda küçük bir kasabada masa başı bir işte çalışıyor bu sırada permakültürle ilgili araştırmalar yapıyordum. Dünyanın başka yerlerinde paranın geçmediği hizmet paylaşımı sistemlerinin varlığını okuyordum. Türkiye'de böyle bir sistem kurulduğunu duyunca hiç düşünmeden kayıt oldum, benimle aynı şehirde hiç üyesi olmamasına aldırmayıp birkaç ay içinde 4 farklı şehirden 6 kişiyle telefon ve e-posta üzerinden hizmet paylaştım. Zumbara'da paylaşabileceğiniz hizmetler hayal gücünüzle sınırlı; masaj da yapabilirsiniz, avizenizi de taktırabilirsiniz, bisiklete binmeyi öğretebilir ya da bahçenizi çapalatabilirsiniz. Paranın geçmediği ve herkesin zamanının eşit değerde olduğu bu dünyaya Zumbara kayıt sayfasından girip süprizlerle dolu bu serüvene siz de katılsanız ne güzel olur. Zumbara'nın Günlüğü'nü de takip etmeyi unutmayın.

Şimdi yazılarına yakından bakınca iyice anladım Ayşegül'e hissettiğim yakınlığı. Dünyayı Kurtaran Kadınlar'ın bakış açısını öyle güzel ifade etmişki;

"evet, başka bir dünya mümkün ve bunu sağlayacak olan güçlü ve sorumluluk sahibi bireyler"


21.8.11

Selen'le Agroekoloji ve Nostalji

Blogumuzu en başından beri, dünyayı küçük zarif kadın adımlarıyla kurtarabileceğine inanları bir araya getiren bir yer olarak düşledik. Biliyorsunuz değil mi, ekranın sağ tarafında bu kadınlardan bizim keşfedebildiklerimize sizin de ulaşabilmeniz için bir bağlantı listesi var. Ama sadece bir listeyle onlara hak ettikleri yeri verdiğimizi tabii ki düşünmüyoruz. Hep bu kadınları size kendimizce anlatsak istiyorduk. İşte o gün geldi! Tazecik bloguyla nostalji ve ekoloji yolcuğunu anlatmaya başlayan Selen bize ilham verdi.

Selen'i Agroekoloji Günlüğü'nden tanıyorduk. Sonra Türkiye Permakültür Buluşması sayesinde güzel yüzünü gördük tatlı sohbetini yaşadık. Şimdi
kendisi yepyeni blogu Yoksa Siz Hala? da bize en taze yolculuklarını anlatıyor.

Selen arkeoloji ve sanat tarihi eğitiminden sonra doğal tarımın ve sağlıklı gıdanın peşine takılmış bir gezgin. Yurtdışında agroekoloji, yani gıda ve tarım sistemleri üzerine eğitim alıyor. İnsanoğlu olarak el birliği ile doğaya verdiğimiz zararları tersine çevirebilmek için sürekli bir şeyler öğrenme, hayatında bir şeyleri değiştirme ve bu denemelerini bizlerle paylaşma çabasında. Mesela geçenlerde kendi üzerinde deneyip test ettiği ev yapımı doğal deodorant denemesini blogunda bizimle paylaştı.

Selen dünya ve kendisi için doğru, sağlıklı, sürüdürülebilir olanı arayışında geleceğe baktığı kadar geçmişe de bakıyor. En çok da bu yönüyle özel. Yazılarını okurken insanı bir merak sarıyor, acaba Selen'in anneannesinden babaannesinden neler öğreneceğiz diye.

Selen'in çok eski bir arkadaş samimiyeti ile paylaştığı anıları, yolculukları, hayalleri ve fotoğrafları için teşekkür ediyor, iki blogunu da ziyaret etmenizi hararetle tavsiye ediyoruz.

16.8.11

rahim ağzı kanseri ve HPV aşısı


HPV aşısı ile ilgili televizyon reklamlarını izler izlemez kafamda koca koca soru işaretleri oluşmuştu. Bu kadar büyük bir tehdidi nasıl daha önce duymamıştık ve neden bu önemli aşı daha meydanda yokken şimdiden televizyonda reklamı yapılıyordu. Tam da modern kadının yaşam biçimine vurgu yapıp, sizi gidi cinselliğini özgürce yaşayan kadınlar, bu yediğiniz naneler yanınıza kalmayacak mesajını veriyorlardı.

Aradan uzun zaman geçti, HPV aşısı, bu kadar da önemli olmasına rağmen gündemden düştü, benim de arkadaşlarıma aman ha iyice araştırın bu işin aslını, kanmayın reklamlara diye uyarma ihtiyacım ortadan kalktı...bugün şu yazıyı facebookta görene kadar....

evet tek taraflı bir yazı, ben şahsen dünden ikna olmuştum, herkesin kendi araştırmasını yapıp kendi kararını vermesi için paylaşıyorum;
http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/07/16/yazilar/elestirel-yazilar/ilaclar/rahim-agzi-kanseri-ve-hpv-asisi-hakkinda-bilimsel-gercekler/

18.7.11

temizlik!

Hem Türkiye Permakültür Buluşması, hem de Onur Haftası etkinliklerinde doğal menstruasyon ve alternatif ürünler konusu oldukça ilgi gördü. Türkiye'de en az bilinen alternatif ürün olan menstruasyon kapları hakkında sorular arttı. Menstruasyon sırasında tabiki temzlik başlıca kaygılarımızdan. MeLuna kapların temizliği hakkında aşağıdaki ayrıntılı açıklamayı Menstrüasyon Kabı da Neyin Nesi? Nasıl Kullanılıyor? başlığı altına ekledik. Unutmayın, bu bilgiler Termoplastik Elastomer'den üretilmiş MeLuna kapların temizliği için geçerli. Diğer malzemelerden üretilmiş farklı markaların kapları için temizlik koşulları farklı olabilir. Lütfen satın aldığınız firmadan bilgi alın.
MeLuna'nızın Temizlenmesi
Menstruasyon dönemi sonunda ve öncesinde MeLuna kaynatılarak kolayca dezenfekte edilir. Kaynatarak temizlik için Meluna'yı yeterli miktarda kaynar suda 1-2 dakika bekletin. MeLuna'nın kaynatma kabının dibine değmeden suda yüzmesine yetecek kadar su kullanmayı unutmayın. Prensip olarak MeLuna'yı dezenfekte etmek için herhangi bir tencere, çaydanlık, cezve kullanılabilir.
Temizik için diğer yöntemler ise piyasada bulunan dezenfektanlar, oksijenli su (H2O2) ya da klorlu sudur. Bu tür kimyasalları kullanmayı tercih ederseniz MeLuna'yı tekrar kullanmadan önce iyice durulayın.
Meluna'nızın Kullanım Sırasında Temizlenmesi
Kullanım sırasında temizlik için akar suda durulama yeterlidir. Daha derinlemesinde temizlik isterseniz vajina temizleyicileri kullanabilirsiniz (pH 3,5).

Birçok kadın kabı idrarı ile dezenfekte ederek kullanır. Normal koşullarda idrar sterildir. Yahut MeLuna'yı tuvalet kağıdı ya da peçete ile silebilirsiniz. Eğer yanınızda su bulundurursanız MeLuna'yı yıkayıp tekrar yerleştirebilirsiniz.
Menstruasyon dönemi bittiğinde MeLuna bir önceki başlıkta açıklandığı gibi dezenfekte edilmeli ve ürünle birlikte gönderilen kesesinde saklanmalıdır.

8.6.11

dünyayı kurtaran kadınlar türkiye permakültür buluşmasında


Dünya hızla değişiyor. Bunun en büyük kanıtı, daha 2 yıl önce Türkiye’de permakültürü
tanıyanların sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, bugün geniş katılımlı bir permakültür
buluşmasını gerçekleştiriyor olmamız. Geçtiğimiz son üç yılda düzenlenen eğitimler ve
uygulamalar, bilgi ve deneyim paylaşımı sonucu permakültür felsefesi ve uygulamaları
ülkemizde de yerleşmeye ve permakültürle ilgili bir bilgi ve tecrübe birikimi oluşmaya başladı.
Adil, dengeli ve çeşitliliği destekleyen, sürdürülebilir bir yaşam için bilgi, deneyim ve yüreklerimizi paylaşmaya davet ediyoruz sizleri.

İçerik ve katılım konularında ayrıntılı bilgiye http://permakulturplatformu.org/?p=1519 adresinden ulaşabilirsiniz.

Buluşmada "ay çadırı" başlıklı bir söyleşi/atölye düzenleyip hem ekolojik menstruasyon ürünleri hakkında bilgi verecek hem de yıkanabilir ped yapmayı öğreneceğiz...

26.5.11

menapozdan kansere, hayıt ağacının faydaları...

Bir çok hastalığa iyi gelen hayıt, en çok erkeklerdeki cinsel isteği azaltmasıyla ünlenmiştir. "Namus ağacı", "rahip biberi" adları bu özelliğini anlatır. Homeros'un İlyada destanında namus simgesi olarak geçer. Hayıtın şifası için kullanımı yaklaşık 2500 yıl geriye gider. İ.Ö. 450 yılında Hipokrat'ın hayıtın yaraları iyileştirici özelliğine değinmesinden beri bu otun erkeklerde cinsel isteği azaltıcı, kadınlarda hormon dengeleyici etkisi ön plana çıkarak, kullanımı günümüze kadar gelmiştir. 1200 tarihli Fars tıp kitaplarında hayıtın 'zaptedilemez rahim enerjisi' olarak tanımlanan, isteriyi iyileştirici özelliklerine değiniliyor. Mısır'daki pazarlarda hala bu rahatsızlığa karşı satışı yapılıyor.Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği web sitesinde hayıtın özellikle üreme sistemi sağlığında kullanımı hakkında detaylı bilgi bulabileceğiniz bir yazıyı paylaşmak istedik.

http://www.bugday.org/portal/haber_detay.php?hid=74
Plants for a Future (Gelecek için bitkiler) örgütünün kurucusu Ken Fern eski bir videosunda eşinin doğuştan kısır olmasına rağmen hayıt tohumu kullanarak çocuk sahibi olduğunu söylüyor. Permakültür Bitkileri isimli video izlenmeye değer.

21.4.11

kadınlar barış için pedal çeviriyorlar...izlemek ister misiniz?

Orta Doğudaki mevcut istikrarsızlık durumunun özellikle kadınlar ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekebilmek; Uyuşmazlık bölgesi olarak algılanan Orta Doğu’da yaşayan kadınların günlük hayatlarını serbestçe tartışabilmeleri için bir platform yaratabilmek; Barış sürecinde kadinlarin aktif sekilde rol almasini tesvik etmek amacıyla her yıl Ortadoğu'da pedal çeviriyorlar...

İngiltere’de Uluslararası Gençlik Çalışma Danışmanlığı yapan Detta Regan’ın yaratıcısı olduğu ve koordinatörlüğünü yürüttüğü projeye katılan dünya kadınlarının hedefi dünya basının desteğiyle birlikte dikkatleri bu bölgeye çekmenin yanı sıra bölgede güvenli bir şekilde insanların gezmesinin önünü açmak. 2004 yılından beri yaklaşık 40 ülkeden her sene 500 kadının katılımıyla “Kadınları İzle-Kadınlar Barış İçin Pedal Çeviriyor” projesi gerçekleştiriliyor.

2011 bisiklet turunun tarihleri 15-29 Ekim olarak belirlenmiş. Tura katılmak için profesyonel bisikletçi olmak gerekmiyor.

Projeye destek, katılım, takip için
http://ftwturkey.blogspot.com/
http://followthewomen-turkey.blogspot.com/
http://www.followthewomen.com/
adreslerini kullanabilirsiniz.

12.4.11

uzun bir aradan sonra...vajina sağlığı


Bugün Kanada Kadın Sağlığı Ağı'nın web sitesini inceliyordum. Vajina sağlığı ile ilgili bir makaleden bir bölümü sizlerle paylaşmak istedim. Bazılarımızın zaten bildiği, bazılarımızın belki üzerinde pek düşünmemiş olabileceği noktalara değiniyor.

Vajinamın sağlığını nasıl koruyabilirim?

Vajinal koku ve akıntı konusunda bir çok kadının kafasında soruişaretleri vardır ve neyin "normal" olduğu merak edilir.

Her kadın ve vajinası benzersizdir. Ortak özellikler bulunmakla beraber, her kadının kendi kokusu ve menstruasyon dngüsüne bağlı olarak belirli bir akıntı miktarı vardırç Vajinalar cinsel uyarılar ve fiziksel aktiviteler sonucunda sıvı üretir. İç çamaşırınızd beyaz ya da sarıya kaçan hafif lekeler görürsünüz ve kötü olmayan ama belirli bir koku duyarsınız. Bu normaldir.

Bu işaretlere ve vücuunuzun özel döngüsüne dikkat etmek iyi bir fikir. Kendiniz için olağan olanı tanırsanız bir şey değiştiğinde daha çabuk farkeder ve ne zaman tıbbi destek almanız gerektiğini daha kolay anlarsınız.

Vajinal tahrişten nasıl sakınabilirim?

Genellikle genital bölgeyi kuru tutarak ve iyi havalandırarak vajinal tahrişlerden kaçınabilirsiniz. Bunun için aşağıdaki yöntemleri kullanabilirsiniz:

Popüler Yayınlar