DÜNYAYI KURTARAN KADINLARDA ARA

18.4.17

çocuklu hayatın gerekleri

Menstruasyon kapları konusunda hemen her gün bir kadından e-posta ya da mesaj alıyorum. Kaplardan ve menstruasyondan konuşmak benim için büyük keyif ama bundan daha da keyifli olan bu vesileyle yolumun kesiştiği kadınların kendi dünyayı kurtarma hikayelerini dinlemek. Mesela geçtiğimiz hafta çocuklu hayatın gerekleri sloganıyla satış yapan www.kuzo.com.tr'nin kurucusu Çiğdem ile sohbet ettik, hikayesi de yaptığı iş de çok güzel ve ilham verici.


Kuzo'nun kurucusuyum. Tasarımcıyım. Türkiye'nin internetle tanıştığı dönemde başlayan tasarım maceramda ulusal, uluslararası ve minicik yerel marka ve işletmeler için çözümler geliştirmiştim. "Hayatımın amacı bu mu gerçekten?" diye de az sormadım :)

Sonra hamile kaldım; radyoda duyup kendime ilk halkalı bebekucaklarımı* diktim. Çok heyecanlandım!

Anne olduktan sonra ise geleceğe dair sorumluluğumun yükü bir hayli arttı. Değiştirilmesi gerekenler o kadar devasaydı ki, "gücüm yetmez" bahanesiyle biraz daha oyalandım. 

Sonra usul usul ilk menstural kapımı dunyayikurtarankadinlar.blogspot.com'dan edindim; o ara ilk yıkanabilir yerli pedlerimi aldım. Ne rahat, ne zararsızlardı!

"Dünyayı kurtarıyoruz beyler!" şiarını ik gördüğümde biraz sevimli biraz aşırı iddialı gelmişti. Ama sonra baktım, gerçekten Dünya'nın "kurtarıcılar"a ihtiyacı var ve damlalar birikip koca dağları devirebilir...

"Yerel, yatay, yavaş" bir hayatın kurgulanmasında var olmak için; yeni nesillerin hayatlarında sevginin ve sorumluluğun yer almasını ilk günden itibaren kolaylaştırmak için Kuzo'yu kurdum.

Yol çok uzun, ama hele biz bir çıkalım, değil mi?

Çiğdem G.D.

* Anakucağı deme yatkınlığını görünce, babalar, dayılar, amcalar, dedeler ne güne duruyor deyip "bebekucağı"nı kullanıma sokmaya karar verdim, çalışmalarım sürüyor.

26.2.17

üreme sağlığı pazar sohbetleri

Doğuma hazırlık ve kadınlar için bitkisel tıp eğitmeni Gizem Onay Collet'le Instagram Live sohbetleri başladı... bu hafta ağrılı regl ve vajinal akıntıları konuşmak isterseniz buyrun...


23.2.17

cinsiyetçi bir erkeğin bilinçaltından fışkıran mucize menstruasyon ürünü

Bugün pek çok web sitesi ve blogda karşıma çıkan, güldürürken düşündüren bir tartışmayı sizin de gündeminize sokayım istedim.


ABD'de bir kiropraktörün geliştirdiği vajina tutkalı olay yarattı. Mucitimiz mensez (okunuşu "men says" yani "erkekler der ki" ye benziyor!) adını verdiği ürünün labiayı birbirine yapıştırdığını, sadece idrar ile temas ettiğinde eridiğinden sadece tuvalete gittiğimizde açılacağını iddia etmiş. Ürünün etkili olup olmadığı, hatta ne tür sağlık sorunlarına yol açabileceği konusundaki pek çok haklı soruyu bir tarafa koyalım. Pek çok kadın ürünün sembolizmine, yani "dudaklarımızı sıkıca kapatmamız gerektiği" çağrışımına haklı olarak tepki göstermişler.
(Logonun testislere benzediği tespitine sesli güldüm.)

Fakat en korkunç kısım ürünü bu sorular karşısında savunmak isteyen mucitin sözleri ((www.patheos.com/blogs/friendlyatheist/2017/02/21/male-chiropractor-who-invented-the-menstrual-product-of-our-nightmares-is-stunned-by-the-backlash/):

"Kadınlar olarak bezler ve tıkaçlardan daha iyi bir çözümü bugüne kadar siz bulmalıydınız. Yapamamış olmanızın sebebi hayatınızın %25'inde menstruasyon nedeniyle dikkatinizin dağınık olması. Bu sizin üretkenliğinizi azaltıyor. Bazı kadınlar erkeklerden daha yaratıcı olabiliyorlar ama menstruasyon onların kafalarını karıştırıyor ve basiretini bağlıyor."

İlk günden kendi müşteri kitlesine hakaret eden bu "yaratıcı" işadamına hayatta başarılar diliyor, 1930'lu yıllarda kadınlar tarafından tasarlanan sağlıklı, ekolojik ve ekonomik menstruasyon kaplarımızı, yüzlerce yıldır güvenle kullanılan kumaş pedlerimizi ve doğa ananın armağanı deniz süngeri tamponlarımızı kullanmaya devam ediyoruz.

19.2.17

kendi zehrimizi kendimiz seçiyoruz

Çok etkilendiğim bir hikaye okudum dün; şirketlerin para kazandıkları müddetçe işçilerin ve tüketicilerin hayatını ne kadar kolay tehlikeye atabildiklerini gösteren pek çok hikâyeden sadece biri: Radyum Kızları.

fotoğraf: www.umass.edu
Şu an Türkçesi üzerinde çalıştığım Pick Your Poison adlı kitapta geçiyor bu hikâye. Kimyager ve sanatçı Monona Rossol, gündelik hayatımızda kullandığımız endüstriyel ürünlerdeki zehirli maddeler hakkında bizi uyarmak için yazmış bu kitabı. Şu an 81 yaşında olan Rossol'un kitabında bir kadın olarak eğitim ve meslek hayatında karşılaştığı engeller de kaçınılmaz olarak yer alıyor. Hem hayatı hem kendini adadığı amaçla ekofeminizmin önemli isimlerinden biri.

Radyum kızlarının hikayesi bugün hâlâ pek çok insanın yaptığı gibi, "devlet izin veriyorsa, marketlerde satılıyorsa, televizyonda reklamı oynuyorsa, işveren sakıncası yok diyorsa herhalde sağlıklıdır, hele ki üstünde doğal yazıyosa doğaldır, adı yeşilse çevre dostudur" anlayışından kaynaklandığı ve söz konusu "kızlar"ın başına gelen felaketin büyüklüğüne karşın olay ufak tefek tazminatlarla geçiştirilebildiği için beni çok etkiledi. Bugün dünyanın çoğu yerinde şirketlerin sebep olduğu sağlık (hem işçi hem tüketici sağlığı) ve çevre sorunlarına karşı hâlâ herhangi bir ciddi yaptırım yok, mağdurlar sadece şahsen gördükleri zararı tazmin etmek için bile insanüstü çaba göstermek zorundalar. Buna verilebilecek binlerce örnekten birini de Sürdürülebilir Yaşam TV'de izleyebilirsiniz: Maquilapolis, Fabrikalar Şehri.

Evinizdeki temizlik ürünlerinin etiketlerindeki şifreleri çözmek ve zehirsiz alternatifler keşfetmek içinse zehirsizev.com'u ziyaret edebilirsiniz.

Ayrıca: dünyanın pisliğini biz mi temizleyeceğiz!

15.2.17

ben kimim neden buradayım


Merhaba,

2010 yılının sonlarına doğru açtığımız bu blogu, tüm bilinmezlikleriyle şu yazıda tarif etmeye çalışmışız. Üzerinden 6 yıl geçmiş. Bu 6 yıl içinde blog ve akabinde kurduğumuz facebook sayfası umduğumuz gibi kendiliğinden şekillenmiş ve binlerce kişiye ulaşmış. İlk yazıyı yazdıktan sonra her gün birkaç kez istatistikleri kontrol ettiğim günler çok geride kalmış :). Buraya kendimi tanıtan bir yazı yazmak ise 6 yıl sonrasına kısmetmiş. Birkaç farklı şey vesile oldu ve işte ben kimim ve neden burdayım:

1982 doğumluyum, şehir plancısı, permakültür tasarımcısı ve çevirmenim. Zonguldak'ta doğup üniversite için gittiğim Ankara'da 9 yıl yaşadıktan sonra daha sağlıklı ve dünyaya daha az zarar veren bir yaşam kurmak için önce bir sahil kasabasına sonra Çanakkale'nin bir köyüne yerleştim. Kendi ailem için gıda yetiştirme amaçlı, çok küçük ölçekte bahçıvanlık ve hayvancılık yapıyorum. Permakültür, sürdürülebilirlik vb. konularda kıymetli kitapları Türkçe'ye kazandırmak için Yeni İnsan Yayınevi ve Sineksekiz Yayınevi ile çalışıyorum. Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali için gönüllü çevirmenlik ve editörlük yapıyorum. Nadir de olsa İstanbul Permakültür Kolektifi davetiyle çeşitli eğitimler veriyor, bazı eğitimlerde asistanlık ve çeviri desteği sunuyorum.

14 yaşımdan beri adet görüyorum. 29 yaşımda tek kullanımlık sentetik ped ve tamponların ekolojik ve sağlıklı olmadığını öğrendikten sonra alternatiflerini araştırırken bir arkadaşım menstruasyon kaplarından bahsetti. Türkiye'de hiç bir yerde, online olarak bile bu kaplar satılmıyor, bilinmiyordu. Yurtdışından sipariş etmek istediğimde pek çok markayla karşılaştım ve uzunca bir araştırma yapıp MeLuna'da karar kıldım. Tek kullanımlık menstruasyon ürünlerini tamamen bıraktım ve o günden beri sadece menstruasyon kabı ve yıkanabilir pedler kullanıyorum. Bu süre içinde kramplarım tamamen ortadan kalktı ve dolayısıyla ağrı kesici kullanmayı da bıraktım.

Kap kullanmaya başladıktan sonra yakın arkadaşlarıma anlatmaya, onlar için de sipariş vermeye başladım ve çok memnun kalan Asuman ile bir blog açıp bu ürünleri tanıtmaya karar verdik. Kabı Türkiye'den sipariş etmek isteyen kadınlara gönderilmek üzere kullanım kılavuzunun Türkçesini hazırladık. Zamanla blogu okuyup bize ulaşan tanımadığımız kadınlar için de sipariş vermeye başladık.

Ben halen çeşitli nedenlerle üretici firmadan sipariş veremeyen ya da buradaki bilgilerden faydalandığı için bana destek olmak isteyen kadınlara sipariş ve danışmanlık desteği veriyorum. Kabı benim yardımımla sipariş ettiğinizde yurtdışına havale yapmanız, İngilizce ya da Almanca bilmeniz, aklınıza takılan sorular için internette saatlerce araştırma yapmanıza gerek kalmıyor. Siparişinizle ilgili herhangi bir sorun çıkarsa yine ben ilgileniyorum.

Yanlış anlaşılmamak için birkaç konuyu netleştirmek istiyorum:
  • Bu siparişler ile geçimimi sağlamıyor, yurtdışından toptan menstruasyon kabı satın alıp Türkiye'de perakende olarak satmıyorum. Bu konuda aldığım bir tehdit mektubu yüzünden sitede bir fiyat göremiyorsunuz.
  • Son zamanlarda dergilerde, başka bloglarda menstruasyon kaplarından bahsedildiğini okumaktan çok çok mutluyum. Türkiye'de kadınların ulaşabilecekleri seçenekler artıyor, menstruasyon kabını Türkiye'de temin etmek kolaylaşıyor. Dolayısıyla arada bir başka marka kaplarla ilgili sorular alıyorum. Dünyada yüzlerce kap üreticisi ve markası var ve benim bu kapların hepsi hakkında doğru bilgi sahibi olmam imkansız olduğu için bu sorulara cevap vermemeyi tercih ediyorum. Lütfen tercihinizi yapmadan önce kabın üreticisiyle ya da size ürünü ulaştıran kişilerle detayları görüşün, bu blogdaki bilgilerin tüm markalar için geçerli olduğunu varsaymayın. https://menstrualcups.wordpress.com/ adresi farklı markalarla ilgili kıyaslama ve bilgi bulabileceğiniz harika bir İngilizce kaynak.
  • Anladığım kadarıyla Çin'de fason üretilen, çok düşük fiyatlı kaplar konusunda temkinli olmanızı tavsiye ediyorum. Evet, keşke bütün markaların fiyatları bu kadar düşük olsa. Fakat bu düşük fiyatların kullanılan malzemenin ve sonuçta ürünün kalitesiyle ilgili olabileceğinden endişeliyim (https://www.lifewithoutplastic.com/store/is_silicone_a_plastic#.WKVrItKLTDc). Unutmayın ki menstruasyon kaplarının sağlıklı olabilmesi için antialerjenik ve dezenfekte edilebilir olması, vücuda kimyasal bulaştırmaması gerekiyor. Hangi markayı seçerseniz seçin bu yönlerini araştırmayı unutmayın.
  • Menstruasyon kapları pek çok yönden muhteşem bir buluş olmakla birlikte tek seçeneğimizin bu olmadığını ve kapların her kadın için uygun olmayabileceğini de hatırlatmak istiyorum. Blogda detaylı yazılarla yer verdiğim yıkanabilir pedler ve deniz süngerinden üretilmiş tamponlar menstruasyon dönemini atık üretmeden ve enfeksiyonlara davet çıkarmadan geçirmenin diğer yolları.
  • Benden alternatif menstruasyon ürünleri konusunda bilgi almak için kap satın almanız gerekmiyor. E-posta ya da blogdaki yorumlarda sorularınıza elimden geldiğince cevap vermeye çalışıyorum.

Adımızdan da anlaşılacağı üzere blogu kurarken bunun sadece menstruasyon ürünlerinin "reklamını" yapan bir site olmasını hiç istemedik. Menstruasyon ürünleri sonuçta sadece bir araçtı. Genel olarak "dünyayı kurtarmak" diye adlandırdığımız amaç ise Toprak Ana'ya, evimiz olan Dünya gezegenine zarar vermeyen bir yaşamı yeniden inşa etmekti. Biz bunun için elimizden neyin gelip neyin gelmediğine baktık ve elimizden geleni yapmak için bir adım attık. Bir kadının daha menstruasyon kabı kullanmaya başlaması, bir kişinin daha kendi evinde zehirsiz temizlik malzemeleri üretmesi, bir kadının daha doğum sürecinde haklarının ihlal edilmemesi, bir kişinin daha balkonunda şifalı bitkiler yetiştirmesi için bu konularda çalışan, yani "dünyayı kurtaran" kadınları desteklemek istedik. Sağ sütunda uzun ve sürekli yeni maddeler eklediğim bir liste bulacaksınız; lütfen göz atın ve sizde bu muhteşem kadınları destekleyin. Eğer siz de "dünyayı kurtarıyor"sanız ve henüz radarıma takılmadıysanız bana lütfen yazın.

Sevdili Didem'in bir kaç yıl önce yazdığı kandida serisi ve Seda'nın yaptığı bir çeviri haricinde birkaç yıldır blogu tek başıma yürütüyorum ve köy hayatı ve çeviri işleri arasında düzenli aralıklarla yazma fırsatı bulamıyorum. (facebook sayfasına ise birbirinden harika, birbirinden kahraman kadınlar destek oluyorlar: Gizem, Şule Seda, Gökçe ve Duygu, desteğiniz için minnettarım.) Ayrıca geçtiğimiz sene ilk kez bu blogun dışında da alternatif menstruasyon ürünleri hakkında deneyim ve bilgilerimi paylaşma imkanı buldum. Kadınlar için bitkisel tıp eğitmeni Gizem Onay Collet'in hazırladığı Sağlıklı Menstrual Döngüler Eğitimleri'nde bildiklerimi paylaştım ve ben de pek çok şey öğrendim. Geçtiğimiz ay ise Emet Değirmenci'nin ikinci baskıya hazırladığı Kadınlar Ekolojik Dönüşümde kitabı için bir makale yazdım. Bu konuya ilginin artması, menstruasyonun daha çok konuşulması, daha çok kadına ulaşabilmek için bana sunabileceğiniz bu tür fırsatlara ve sizin bloga sunmak istediğiniz tüm katkılara daima açığım.

Sevgiler
İlknur (Urkun) Kelso

Popüler Yayınlar